
Dört katlı binanın çatısına sandviç panel
Panelleri getiren kamyon binaya yanaşamadığı için yük, karşı kaldırımdan çatıya alındı. Belirleyici olan bina yüksekliği değil, aracın durabildiği noktadan çatıya olan mesafeydi.
Sandviç panel hafiftir. İşi zorlaştıran ağırlığı değil, on iki metrelik boyudur.
Sandviç panel çatı işlerinde belirleyici sayı ağırlık değil boydur. Panelin metrekare ağırlığı 9 ile 12 kilogram arasında kalıyor; 12 metrelik tek bir panel yaklaşık 120 kilogram, on ikilik bir paket 1,5 tonu geçmiyor. Bu tonaj çoğu hiyap için sorun değil. Sorun panelin çatının ortasına, çoğu zaman tek parça ve 12 metre boyunda bırakılması: gereken şey kaldırma kapasitesi değil, yatay erişim mesafesi.
| Panel kalınlığı | Yaklaşık ağırlık | 12 m tek panel | On ikilik paket |
|---|---|---|---|
| 40 mm | yaklaşık 9,5 kg/m² | yaklaşık 115 kg | yaklaşık 1,4 t |
| 50 mm | yaklaşık 10 kg/m² | yaklaşık 120 kg | yaklaşık 1,4 t |
| 60 mm | yaklaşık 10,5 kg/m² | yaklaşık 125 kg | yaklaşık 1,5 t |
| 80 mm | yaklaşık 11 kg/m² | yaklaşık 130 kg | yaklaşık 1,6 t |
| 100 mm | yaklaşık 11,5 kg/m² | yaklaşık 140 kg | yaklaşık 1,7 t |
Değerler 0,45 milimetre sac ve 40 kg/m³ poliüretan dolgu üzerinden, panel eni 1 metre kabul edilerek hesaplandı; gerçek değer üreticiye ve sac kalınlığına göre oynuyor. Tablonun asıl söylediği şu: kalınlık 40 milimetreden 100 milimetreye çıkarken ağırlık yalnızca beşte bir artıyor, çünkü ağırlığın büyük kısmı dolguda değil iki sacta. Sac kalınlığının 0,40'tan 0,50'ye çıkması, panel kalınlığının iki katına çıkmasından daha çok ağırlık ekliyor.
Panel işi için gelen teklif isteklerinin çoğu tonajla başlıyor: "iki ton panel var". Oysa iki ton panel, çoğu araç için kolay bir yük. İşi belirleyen sayı başka: en uzun panelin kaç metre olduğu.
Sebebi şu. Panel çatının kenarına değil ortasına gidiyor ve tek parça hâlde, eğilmeden taşınması gerekiyor. 12 metrelik bir paneli çatının ortasına bırakmak için vincin binadan belirli bir mesafede durup bomu o mesafe kadar uzatması lazım. Bom uzadıkça kapasite düşüyor; yani hafif bir yükü uzak mesafeye bırakmak, ağır bir yükü yakına bırakmaktan zor olabiliyor. Bunun neden böyle olduğunu yatay erişim nedir yazısında yük tablosuyla anlattık.
Pratik karşılığı: teklif isterken panelin boyunu ve çatının hangi noktasına bırakılacağını söyleyin. Tonaj ikinci sırada geliyor.
Sandviç panel geniş, düz ve hafif. Bu üçlü, havada en zor kontrol edilen yük biçimi. 12 metreye 1 metrelik bir panel 120 kilogram olabilir ama 12 metrekarelik bir yüzeyi rüzgâra veriyor.
Sonucu iki tane. Birincisi panel havada dönmeye çalışıyor; yerden ip tutmak zorunlu ve çatıda paneli karşılayacak ekibin hazır olması gerekiyor. İkincisi, rüzgâr belirli bir hızın üstüne çıktığında bu iş yapılmıyor. Vincin kapasitesi yetse bile yapılmıyor.
Bu yüzden panel işine tarih verirken hava durumuna bakıyoruz. Rüzgârlı bir günde işi ertesi güne almak gecikme değil, işin bir parçası.
Panel işlerinde keşifte en çok baktığımız şey binanın kendisi değil, binanın çevresi. Vincin durabileceği en yakın nokta, çatının hangi bölümüne ulaşılabileceğini doğrudan belirliyor.
İki şey işi kilitliyor. Birincisi zemin: ayaklar açıldığında altında kaldırım kenarı, rögar kapağı veya taze dolgu olması ayak yükünü taşımayan bir zemin demek. İkincisi ve daha sık karşılaşılanı, bina üstünden veya yanından geçen enerji hattı. Enerjili hatta belirli bir yaklaşma mesafesi bırakmak zorunlu; bu mesafe korunamıyorsa bom o yöne açılmıyor ve panel başka bir noktadan verilmek zorunda kalıyor.
Hattın konumunu keşifte mutlaka soruyoruz. Sonradan görülen bir hat, sahaya gitmiş bir aracın iş yapamadan dönmesi demek.
Bu beş bilgi varsa çoğu işte fiyatı telefonda veriyoruz.
Bu iş tipinde en sık yaşanan aksaklık, teklifin tonaj üzerinden konuşulup boyun hiç geçmemesi. "Bir buçuk ton panel" cümlesi araç seçmeye yetmiyor, çünkü aynı bir buçuk ton 6 metrelik panellerden de oluşabiliyor 12 metreliklerden de. İkisi tamamen farklı iki iş: kısa panelde yük yakına bırakılıyor, uzun panelde vincin binadan uzakta durup bomu uzatması gerekiyor ve kapasite orada düşüyor. Tonaja bakıp araç gönderdiğimizde çıkan sonuç, aracın sahaya gidip iş yapamadan dönmesi oluyor. Bunu önlemenin yolu tek bir cümle: en uzun panelin kaç metre olduğunu söyleyin. Hangi tonajda hangi sınıfın gerektiğini kaç tonluk vinç gerekir yazısında örneklerle yazdık, ama panelde o hesabın ikinci adım olduğunu unutmayın.
Kendi çektiğimiz fotoğraflar. Tonaj ve süre yazmıyor: fotoğraftan okunmayan sayı yazılmıyor.

Panelleri getiren kamyon binaya yanaşamadığı için yük, karşı kaldırımdan çatıya alındı. Belirleyici olan bina yüksekliği değil, aracın durabildiği noktadan çatıya olan mesafeydi.
Paneller sapanla bağlanıp vinçle çatıya veriliyor, çatıda bekleyen ekip karşılayıp yerine alıyor. Uzun panellerde tek noktadan değil iki noktadan bağlanıyor, yoksa panel ortasından eğiliyor ve sac deforme oluyor. Bağlama biçimi panelin boyuna göre değişiyor; bunu sahada operatör belirliyor.
Tonaj çoğu zaman belirleyici değil. On ikilik bir panel paketi 1,5 tonu geçmiyor ve bu, hiyap için rahat bir yük. Belirleyici olan panelin boyu ve çatının hangi noktasına bırakılacağı. 12 metrelik panel çatının ortasına gidecekse gereken şey kapasite değil, yatay erişim.
İkisi de olabiliyor. Panel tedarikçiden geliyorsa biz yalnızca çatıya çıkarma işini yapıyoruz. Panelin sahaya getirilmesi de bizden isteniyorsa hiyapla tek araçta çözülüyor: hem taşıyor hem çıkarıyor, ikinci bir araca gerek kalmıyor. Hangisi olacağını baştan söylemeniz planlamayı değiştiriyor.
Çıkarılmaz. Panel geniş ve düz olduğu için havada yelken gibi davranıyor; ağırlığı taşınabilir olsa bile kontrol kayboluyor. Rüzgârın yüksek olduğu günlerde işi ertesi güne alıyoruz ve bunu tarih verirken baştan konuşuyoruz.
Olabilir. Enerjili hatta belirli bir yaklaşma mesafesi bırakmak zorunlu ve bu mesafe korunamıyorsa bom o yöne açılmıyor. Çoğu zaman çözüm aracı başka bir noktaya park edip paneli farklı bir açıdan vermek oluyor. Hattın konumunu keşifte soruyoruz; sonradan görülen bir hat aracın boşa gitmesi demek.
Yukarıdaki beş bilgiyi söyleyin, aracı biz seçelim.